Yeni makaleleri e-posta ile otomatik olarak almak için abone ol, 'Hayatının Gerçek Amacı' adlı Özel Raporumu HEDİYE olarak al.
İsim:    E-posta Adresiniz:

Özgüven, Özsaygı, Özsevgi…

Hayatta başarının ilk adımı bunlar:

”Özgüven, Özsaygı, Özsevgi”

Özgüven: Kendine güvenmek, korku, çekinme veya kuşku duymadan inanmak demek. Hayatta en çok cesaret, yüreklilik olarak kendini gösteriyor.

Özsaygı: İnsanın kendine duyduğu saygı. Kendine karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmak  ve kendine zarar verebilecek, sevmediği şeylerden uzak durmak.

Özsevgi: Kişinin kendisine duyduğu sevgi. Kendisine yararlı, sevdiği şeylere yakınlaşmak, zamanını sevdiği işlere vermek, kendisi hakkında kötü şeyler düşünmemek veya söylememek, özsevgi sahibi bir kişide ilk göze çarpan özellikler.

Çekim yasası açısından bakınca da, bunlar pozitif duyguların ve düşüncelerin başı değil mi?

Kendine güveni, saygısı, sevgisi olan bir kişi ne olursa olsun, başına ne gelirse gelsin, her zaman olumlu düşünecek ve olaylarda, insanlarda hep bir güzellik görecektir.

Ne kadar canını sıkmaya, rahatsız etmeye, öfkelendirmeye, üzmeye çalışsanız  da kendine güvenen, kendine saygı duyan ve seven bir insanı aşağı çekmeye kimsenin gücü yetmez.

Bu sebeple çekim yasasını hayatımızda kullanmaya çalışırken ilk yapmamız gereken şey bu üç özelliğin sarsılamaz bir şekilde gönlümüzde ve aklımızda yerini almasını sağlamak olmalı ki, emeklerimiz boşa gitmesin.

Peki bunu nasıl başaracağız?

Şu bir gerçek ki bebeklik ve çocukluk çağımızda ailemizden, bize bakan insanlardan aldığımız sevgi, saygı ve güven, ileriki yaşlarımızda kendini özsevgi, özsaygı ve özgüven olarak kendini gösteriyor.

Çevremizdeki herkes bize bir ayna oluyor, kendimizi onların gözünden görerek öğreniyoruz. Belli bir yaşa kadar da onlar bizim tek aynamız.

Mesela diyelim ki gözünüzün rengi yeşil ama bebeklikten itibaren herkes size mavi gözlü olduğunuzu söylemiş. Belli bir yaşa kadar – gerçek bir aynanın karşısına geçip, ‘benim gözümün rengi ne?’ diye sorabilecek bilince gelinecek yaşa kadar- gözünüzün yeşil olduğunu bilmenize, anlamanıza imkan yok. Gözünüzün mavi olduğuna inanmak zorundasınız. Başka türlü olamaz çünkü kendimiz kendimizi göremiyoruz.

Bunun ne demek olduğunu idrak edebiliyor musun, sevgili arkadaşım?

Bu demek ki, diyelim bir kişi bebeklikten itibaren ailesi veya bakıcıları tarafından ‘aptal ve beceriksiz’ diye adlandırılmış. Çocuk elinden bir şey düşürüyor. ‘Ay ne aptalsın’ diye ayna tutuluyor. Ayağı tökezleyip düşüyor, ‘Ne beceriksizsin.’ diye bir ayna tutuluyor. Ya da henüz yapması mümkün olmayan şeyler için baskıya uğruyor: henüz çorap, ayakkabı giymek için el-parmak kasları gelişmemiş bir çocuğu, çorap-ayakkabısını yardımsız giymeye zorlamak gibi.  Yapamadığı zaman da, ya beceriksiz olarak veya inatçı-söz dinlemeyen-asi çocuk olarak  ad koyup ayna tutuluyor.

Bu çocuk, kendini bu tutulan aynadaki gürüntüsünden  farklı bir şekilde göremez. Kendine söylenen her şeye inanmak zorunda.

İşte bu sebeple, çocuklukta verilen tüm sevgiler, tüm yardımlar, tüm cesaretlendirmeler, tüm destekler kişide özgüven, özsaygı ve özsevgi olarak beliriyor. Kendini nasıl görmesi gerektiğini belirliyor. Ne kadar verilmişse o kadar. Ne fazla ne eksik.

Göl gibi mi, deniz gibi mi, bir kova su gibi mi, kuru bir çöl gibi mi?

Ne kadar yağmur yağmışsa, ne kadar damlamışsa, o kadar…

Peki bu ne demek, zor bir  çocukluk geçirmişsek, ölelim mi?

Yok, Allah ümitsizliğe kapılmamamız için bizi uyarıyor. Çocuklukta bize sevgi dolu bir ayna tutulmamışsa da , kişi bir gün gerçekten kim olduğunu, nasıl bir kişi olduğunu sorup, kendi aynası ile kendine bakmak zorunda.

Başkalarının tuttuğu -onların inanmamızı istedikleri şeyleri gösteren – aynayı değil de kendi aynasını, gerçekten kim olduğumuzu gösteren aynayı alıp kendine bakmak zorunda.

Merak ediyor musun, o aynada ne görecek bu kişi? Veya sen o aynayla kendine baksan ne göreceksin?

Ben baktım, ve artık başkalarına da aynı aynayla bakabiliyorum.

Bu aynayla SANA bakınca ne görüyorum biliyor musun?

Sen, Allah’ın bir lütfusun.

Sen, Allah’ın sevgili bir kulusun.

Sen, çok tatlısın.

Sen, kendine, ailene, arkadaşlarına, ülkene, tüm insanlığa, tüm canlılara, evrene Allah’ın bahşettiği bir güzellik, bir iyiliksin.

Sen, bir taneciksin.

Sen, çok  iyisin.

Sen, en iyisin.

Sen, güzel ve iyi her şeye layıksın.

Sen, çok akıllısın.

Sen, çok yeteneklisin.

Sen, sahip olmak istediğin her şeye sahip olabilecek yetenek ve karakterdesin.

Sen, yapmak istediğin her şeyi yapabilecek yetenek ve karaktere sahipsin.

Sen, olmak istediğin her şeyi olabilecek yetenek ve karaktere sahipsin.

Sen, iyi, anlayışlı ve sevgi dolusun.

İşte gerçek ayna bu!!!

Bu aynaya bakarken, içinden bir ses isyan etti mi? ‘Yok ben o kadar iyi değilim…’ veya ‘ Yok, ben o kadar yetenekli değilim…’ gibi

İşte yalan olan bu isyanlar.

Şimdiye kadar neye inanmış olursan ol, bil ki onlar başkalarının veya senin (otomatik olarak) tuttuğu yalan ayna!!!!

Şimdiye kadar neye inanmış olursan ol, bu ayna gerçek.

Sen Allah’ın bir lütfusun. Buna inan ve tüm hayatını bu gerçeğe uygun olarak yaşamaya dikkat et. Sana aksini ispat etmeye çalışanlara, anlayışsız-sevgisiz aynalara inanma.

Eğer, sabırla bu aynayı kullanarak kendine bakmaya devam edersen, bir süre sonra başkalarını da bu aynayla görmeye başlayacaksın. İnan ki işte o zaman insan cennette gibi oluyor.

Follow Me on Pinterest Pinterest'te Takip Et!
 
Yorumlar (14)
  1. betul
    01:47, 16 Ekim 2009

    Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş.

    Tam şu anda ümitsizliğe kapılmış bir ruh hali içindeyken bu yazıyla karşılaşmam ne kadar büyük bir şans oldu benim için.

    Elinize yüreğinize sağlık…

  2. Sevgili Betül,
    İçten, sevgi dolu sözlerin beni çok mutlu etti.

    Bahsettiğin ruh halini çok yaşamış ve çıkış yolunu bulmuş birisi olarak, benzer durumda olanlara bir ışık tutmak için yazmıştım.

    Bu yazı senin içindi. Yolunun buraya düşmesine çok sevindim.

    Şu an içinde bulunduğun problem her ne olursa olsun, bil ki çözülemez değil.

    Umudunu sakın kesme.

    Yalan aynalara sakın inanma…

  3. gonca
    07:51, 21 Kasım 2009

    Hayatta tesadüf diye birşey yoktur görüşüne her zaman inanmışımdır…

    Gecenin bu saatinde yazılarınıza ulaşmam da tesadüf olmasa gerek…

    En çok ihtiyacım olduğu anda bu yazıları okumak bana büyük keyif verdi.

    Teşekkürler.

  4. Sevgili Gonca,

    Ne kadar da doğru söylüyorsun. Ben de tesadüfleri hayatımıza bizim çektiğimize yürekten inanıyorum.

    Ben de sana teşekkür ederim.

    Duygularını ve düşüncelerini paylaştığın için.

    Yolunun buraya düşmesine çok sevindim.

  5. filiz
    05:27, 2 Ocak 2010

    Yalnızlığımı yoğun hissettiğim anlarda, burada sizin olduğunuzu bilmek, bu büyük boşluğu öylesine doldurur oldu ki daha önce de dediğim gibi iyi ki varsınız… Sayfanızda gelmiş geçmiş yazılarınızı bir bir okuyarak anlamaya ve uygulamaya çalışıyorum. Yeni yılda herşeyin gönlünüzce olması dileğiyle…

  6. Sevgili Filiz arkadaşım,
    Senin varlığın da benim için bir umut ve mutluluk kaynağı.
    Yalnız değiliz. Ne güzel değil mi?
    Gerçekten de hepimiz birbirimize Allah’ın bir lütfuyuz. Ben de sana yeni yılda her şeyin en iyisini diliyorum. Hiç unutma:

    “Sen, kendine, ailene, arkadaşlarına, ülkene, tüm insanlığa, tüm canlılara, evrene Allah’ın bahşettiği bir güzellik, bir iyiliksin.” :D

  7. aynur
    01:58, 4 Ocak 2010

    Sizi bulduğum için çok mutluyum. Umutsuzluğa kapıldığım yerde yazılarını okuyarak, içime umut tohumları atıyorum. Sevgiyle kalın…

  8. Sevgili Aynur arkadaşım,

    Güzel sözlerin ve kalpten mesajın için çok çok teşekkürler.

    Ben de sevgiyle kabul ediyorum.

    Umut tohumlarının bol yağmurlarla gelişip büyümesi ve umutsuzluk çölüne bir daha asla dönmemen dileğiyle, hep yeşersin…

    Sen de sevgiyle kal. Sevgi yağmuru yazımı okudun mu?

  9. özlem esin
    18:24, 17 Mart 2010

    Bu güzel yazı için teşekkür ederim.
    Ellerinize sağlık…

  10. özlem
    17:27, 24 Mart 2010

    Merhaba herkese,
    Yazılarınız gerçekten çok güzel, iyiki tanıdım sizi. Siz de bize Allahın bir lütfusunuz.
    Yazillarınızla bir çok insanı umutsuluktan karasızlıktan kurtarıyosunuz. İyi ki varsınız, iyi ki tanıdım. Kucak dolusu sevgilerimle…

  11. Slm sitenizle karşılaşmam çok iyi oldu, kendimi çok güvensiz hissediyorum. Aile yapımdan dolayı utangaç bir kimliğim var, bununla başa çıkmak istiyorum. Bir işyerinde çalışıyorum ve bu yüzden çok sıkıntı çekiyorum ama bu durumun üstesinden geleceğim galiba, sevgiyle kalın.

  12. melidia
    19:53, 15 Nisan 2010

    Çok güzel bir yazı olmuş, yüreğinize ruhunuza sağlık. Ayna olarak tabir ettiğiniz bakış açısı öyle doğru ki. Çocukluk yıllarımdan beri annem bana hep yanlış bir ayna tuttu. Hep başarısız beceriksiz göründüğüm bir ayna. Çok başarılı bir öğrencilik hayatı geçirdim oysa. Yüksek lisans bile yapmama rağmen uzun yıllar çalışamadım. Bir işe giriyordum ve annemin yaklaşımı şöyle idi: Mastır yaptığın halde hak ettiğin iş bu mu. sen çalışamazsın zaten vs vs.
    Sonra bir gün hiç ummadığım bir an bir iş fırsatı çıktı karşıma ve bismillah deyip başvurdum. Her şey çok iyi gitti, kabul edildim. Şükürler olsun ki iki yıldır bu işte çalışıyorum. Annem yine bazen yanlış ayna tutmaya çalışıyor ama bu sefer güçlüyüm ve işimi çok seviyorum ve çalışmak istiyorum diyorum. O da kendince haklı, bir anne olarak evladını en iyi yerlerde görmek istiyor.
    Sizinle tanışmak ve çekim yasasını uygulamak kendimi harika hissettiriyor. Allah sizden razı olsun.

  13. Özlemi
    16:23, 10 Aralık 2013

    Bir kez daha okumanın keyfini güzel bir çay içerek çıkarıyorum. Bu makaleniz de çok çok güzel, emeğinize sağlık :D İyi ki varsınız

  14. Funda Teyzen
    11:50, 13 Aralık 2013

    Ben de tam bu konuyla, hayatımızda bizi veya başkalarını ezen veya ezmeye çalışan insanları düşünüyordum, Özlemi arkadaşım.

    Ezen veya ezmeye çalışan insanların hedefi maalesef bu, bizim özgüvenimiz, özsaygımız, özsevgimiz.

    Allah hepimizi korusun bu kimselerden.

    Çok çok teşekkürler güzel yorumun için ve bu dileği tekrar dilememe vesile olduğun için. :D

    Çok çok sevgiler
    2k

Yorum Yaz

Bu site,

ÇOK ÇOK sevgili ve ÇOK ÇOK değerli ÖĞRENCİLERİM ve öğrencim olmak isteyen bayanlar için hazırlanmıştır.

Funda Teyze'nin öğrencileri kimler?:

Funda Teyze'nin öğrencileri:
** Akıl ve kalp merkezli,
** Hayatın 8 parçasını seven, sevmek isteyen,
** Hayatının her parçasında başarı isteyen,
** Hayatının her parçasını takdir etmeyi, teşekkür etmeyi bilen ve seven,
** Bir hatasını, yanlışını farkedince, bunun üzerinde ısrar etmeden azim ve kararlılıkla vazgeçmeye, hep iyiden, güzelden, doğrudan yana olmaya kararlı ve niyetli,
** Ve en önemlisi de, öğrenmeyi çok ama çok seven,
** doğru öğretmeni bulduktan sonra, hayatının her parçasında da olduğu gibi öğretmenine de sadakat gösterebilen,
** Allah'ı seven,
** Allah'ın da onu ve herkesi çok sevdiğini bilen,
** Anne veya anne olmak isteyen,
** Mutlu ve huzurlu bir aile kurmak isteyen,
** Mutlu, huzurlu, sağlıklı, bolluk ve bereket içerisinde bir hayat isteyen,
** Hayatının 8 parçasında hayırlı uğurlu işler yapmak isteyen,
** Türk hanımları.

Hayatımızın 8 parçası derken, hemen hatırlatayım, hayatın vazgeçilemez 8 parçası şunlar:
1- Kişinin kendisi,
2- Ailesi,
3- Arkadaşları, ülkesi,
4- Tüm insanlık,
5- Tüm canlılar,
6- Tüm fiziksel evren,
7- Ruhlarımız,
8- Allah.

Beyler ve öğrenci olmaya niyeti olmayan bayanlar da tabii ki okumak isterlerse okuyabilirler ancak yorum ve sorularınızı kabul edemeyeceğimiz ve cevap veremeyeceğimiz için lütfen kusura bakmayın.

31 Aralık 2011 tarihi itibariyle artık, rumuzlu yorumları kabul edemiyoruz.

Harikulade yorumlarınız bizim için çok değerli. Bu sebeple, hayatın her hangi bir parçası için sevgisiz, saygısız, iyiden, güzelden, doğrudan yana olmayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Aynı şekilde özel cevap isteklerini de karşılamam artık mümkün olamıyor. Anlayışınız için teşekkür ederim.

Lütfen yorumunuzda, okuyanlara ve güzelim Türkçemize olan sevgi ve saygınızı da, imla kurallarına elinizden geldiği kadar dikkat ederek gösterin.

Çok çok teşekkürler, çok çok sevgiler,

=======================
Çekim Yasası Öğretmeni
Ve Harikulade Dileklerin Funda Teyzesi
=======================

Not:
Harikulade dilekler derken kastettiğimiz hayatın 8 parçası için hayırlı, uğurlu, faydalı, güzel dilekler. Hayatın 8 parçasından birini veya daha çoğunu yok farzetmeyen, zarar vermeyen, iyi, güzel, doğru dilekler.
Hepimize kolay gelsin. :D

No trackbacks yet.

Özel Rapor: Hayatımızın Amacını Keşfetmek.
Çekim Yasası Yeni makaleler abonelerine Armağanımız
İsim:    E-posta Adresiniz: